top of page

BabaYASA mı, Çay-Çörek günleri mi?

Yazarın fotoğrafı: Gönen ORHANGönen ORHAN

Güncelleme tarihi: 6 Eki 2022

Nerden mi çıktı BabaYASA? Anayasa varsa herhalde Babayasa da olmalı değil mi?


Baktım sözlüğe ve siyasal tarihe, Anayasa için yasaların ANA’sı deniyor. Yani bi tane ANA yasa yapacaksın, koyacaksın onu toplum binasının temeline, sonra inşa edeceksin tuğladan yasaları ve açacaksın yönetmelik pencerelerini. Ve böylece yükselecek toplum binası. Arzu ettiğin gibi yükselirse eğer. Tabi ki soracaksın o binada yaşayacaklara, nasıl bir ANA bina da yaşamak istiyorsun diye. Öyle ya, o temel üzerinde yükselecek katlarda, o komşuluklar için yaşayacak insanlar yer alacak, açılacak pencelerden günlük nefeslerini alacaklar. Biraz siyasal tarih karıştırınca da J. J. ROUSSEAU’nun bu ANA temele ve temel üzerinde yükseleceklerin ne ve nasıl olacağının tartışılması için TOPLUM SÖZLEŞMESİ kuramını geliştirerek biz fani kullarına hediye ettiğini öğrendim. Ne mutluluk!


Öğrendim ki yasaların ANA’sını yapacaksan eğer, iktidar- muhalefet demeden, parlamento içi-dışı demeden, genç-yaşlı, kadın-erkek-cinsiyetsiz demeden, üstün ırk – “zaten o da bizim ırk” demeden, yetişkin-çocuk demeden, soracaksın herkese düşüncesini; “ne istiyor, nasıl istiyor, ne olursa o binada huzur içinde yaşar, huzur içinde işine, okuluna, sinemaya gider” diye… Peki, sorulmazsa ne olur? Binanın ANA temeli olmazsa???? Temelsiz duvar ve tuğlayı, temelsiz pencereyi bir Nisan günü kondurursan (ona da baktım sosyoloji kitaplarında, adına gecekondu deniyor.) dayanır mı “yerden” gelen sarsıntıya bu bina. Dayanmayacağını deprem enkazı fotolarından biliyoruz.


Yani “Toplum Sözleşmesi” ni takmadan ANA yasa yapmaya kalkarsan buna da BABA yasa deniyor (benim sözlüğümde var, yakında piyasaya çıkıyor *). Biz fani kullar, bu BABA’nın yasasına Hitler, Kaddafi, Saddam fanilerinin hep itibar ettiğini, ama bu zat-ı muhteremlerinin dünya malını dünyada bırakarak tarih sayfalarının hüzünlü okumalarında kaldıklarını biliyoruz. Yani…..


Herhalde, ANA Temel olmadan, çürük-çelik, yamuk-yumuk bir binada oturmayı aklı olan bir insanoğlu istemez. Ne yapmalı? Her ilçede, mahallede, semtte, apartmanda ANA Temel tartışmalı, çaylı-çörekli, pastalı-börekli günler tertiplemeli. Birlikte yumurta soyarak, çay içerek, gülerek eğlenerek ANA temelli bir yapı mı istiyoruz, temelsiz bir yapı mı diye sorsak? Veya “kendimizi mi istiyoruz yoksa hasbelkader “kendimiz” adına seçtiklerimizi mi? Veya son soru: “ bu öğrendiğimiz temsili demokrasi mavalları dışında benim ve komşumun günlük yaşama ve yarına dair isteği nedir? “

demek istedim, sizce????


Gönen Orhan

gonen@gonenorhan.com


* “demek istedim sözlüğü”, iki-buçuk ayda bir yayınları, Şubat 2025, İstanbul

27 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Çalış-MA (diyorum) veya Aylak KAL !

Çok şükür doğduk yeryüzüne; ebeveynlerimizin aşk, esriklik, cinsellik veya “sarhoştum, hatırlamıyorum” hallerinin sonucunda...

Comments


bottom of page