ŞİMDİ YASAMA ZAMANI
7 Haziran seçimleri, yarattığı şoklarla geride kaldı. 2002’den itibaren her seçimde giderek açık ara önde çıkan AKP, hükümet kuramamanın şokunu yaşarken, muhalefet ele geçirdiği parlamenter çoğunluğun sevincini hükümete taşıma hesapları ile taçlandırmak istiyor.
Teorik olarak Yasama–Yürütme –Yargının kuvvetler ayrılığı ilkesinden oluşan parlamenter demokrasi, 2002-2015 sürecinde, yürütmenin mutlak irade ve otoritesi ile önce yasama organı kaldır-indir mekanizmasına dönüşmüş, 2010 sonrasında yargının da yürütmenin iradesi altında işleyen sürecinin kurulması ile teori sadece anayasa hukuku kitaplarında kalmış oldu.
Şimdi, yeni meclisin önünde, parlamenter demokrasinin kuvvetler ayrılığı ilkesinin en önemli kavramlarından olan YASAMA organının işlevselliğini topluma taşıma fırsatı çıkmıştır. Nasıl?
TBMM Genel Kurulu, milletvekili seçim sonuçlarının YSK'ca TRT'de ilanını takip eden beşinci gün saat 15:00'te toplanacak, ilk birleşimde milletvekilleri yemin edecek.
Meclis'in toplandığı ilk birleşimde, TBMM Başkanlığı için adaylık başvuruları alınacak. Milletvekillerinin yemin etmesinden itibaren ilk beş gün içinde TBMM Başkanı ve Başkanlık Divanı için adaylık başvuruları yapılacak, ikinci beş günlük sürede de seçimler gerçekleştirilecek (İlk yasama faaliyeti). Bundan sonra hükümet kurma görevlendirmesi ve görüşmeleri yapılacaktır.
Cumhurbaşkanı, Anayasa gereği Meclis'te en fazla sandalyeye sahip partinin genel başkanına ya da herhangi bir üyesine 63. Hükümeti kurma yetkisi verecek. Görev verilen parti genel başkanı ya da üyesinin, görevlendirildikten itibaren 45 gün içinde hükümeti kurması gerekiyor.
Bu 45 gün içerisinde Meclis ne yapacak? Hükümet kurma senaryoları ve öncelikleri öylesine toplumsal belleğe yerleşmiş ki, kuvvetler ayrılığının diğer iki kavramının da aynı zamanda işlevsel olabileceğini unutuyoruz. Şimdi önümüzde önemli bir fırsat var. Yasama organı olan TBMM’ye kuvvet olarak cismini hatırlatmak ve Demokrasi geleneğine yerleştirmek için TBMM Başkanı ve Başkanlık Divanı seçimi sonrası CHP, HDP ve MHP milletvekilleri tarafından verilecek yasa teklifleri ile birbiri ardına yapılacak yasalarla topluma nefes aldırmak.
Üç partinin de seçim bildirgelerinde yer alan benzer adalet çağrısı önerileri hemen yasalaştırılarak uygulamaya konabilir. Seçim barajının düşürülmesi, emekliye iki ikramiye, asgari ücretin asgari 1500 liraya çıkarılması, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ve diğer ortak öneriler… Bunların gerçekleşmesi için anayasal çoğunluğa da, uygulamaya konulması için bakan imzası gerektiren yönetmeliklere de ihtiyaç yok. AKP’nin bu önerilere seçim kampanyası sırasında karşı çıkması nedeni ile CHP, HDP ve MHP milletvekillerinin ayrı ayrı verecekleri kanun teklifleri ile, resmi gazete yayını sonrası toplum nefes alacaktır. Evet, bu mümkün. TBMM, hükümet kurulana kadar bu yasama görevi ile teorik varlığını anayasa hukuku kitaplarından demokrasi kitaplığına taşıyacaktır.
Evet, şimdi yeniden YASAMA zamanı.
Gönen ORHAN
Comments