top of page

Yeniden TOPLUMCU DEMOKRATİK BELEDİYECİLİK – 2

Yazarın fotoğrafı: Gönen ORHANGönen ORHAN

Güncelleme tarihi: 2 Nis 2024

Yerel Yönetimlerde paradigma değişikliği üzerine:

Yeniden TOPLUMCU   DEMOKRATİK   BELEDİYECİLİK yaklaşımı – 2

“SÖZ” ün  “YETKİLİ” KATILIMI   ve GERİ ÇAĞIRMA 


Bir önceki yazımızda, yerel yönetimlerde paradigma değişikliği için anahtar sözcük olan katılım ve onun yerel yönetimlerdeki uygulaması olan Stratejik Plan ve Katılımcı Bütçe adımlarından bahsetmiştik. Şüphesiz Katılım ve denetleme biçimleri olarak:


referandum, halk toplantıları, yurttaş kurulları, yerel topluluk meclisleri, ihlal bildirme ve bilgilendirme hakkı, katılımcı bütçeleme, danışma kurulları, yurttaş girişimi, denetim isteme, dava hakkı, açık kapı politikası, yuvarlak masa toplantıları, çevrimiçi forumlar, hesapların yayımı, belediye hizmetlerine gönüllü katılım, kamuoyu yoklaması, geri çağırma, gelecek atölyeleri, meclis toplantılarına katılma ve dilekçe hakkı önemli araçlar olarak karşımıza çıkmaktadır (Demir, 2008; Erdoğan, 2019: 237)

vurgusu yapılırken bu yazıda katılımın bazı yöntemleri ve henüz ülkemizde uygulanmayan etkili bir kamuoyu denetim biçimi olarak geri çağırma ilkesini ele almak isterim.

 

Seçimler sonrası belediye meclis toplantılarına oy veren yurttaşların, kent konseyi başkanının, sivil toplum temsilcilerinin, sendika ve kooperatif yöneticilerinin katılımı mümkün mü? Teorik ve yasal olarak  evet, ama uygulaması olmayan bu soru nasıl işlerlik kazanır?  Gerek belediye meclisi gerekse mecliste oluşacak komisyonlarda mahallenin ve kentin iradesinin yer alabilmesinin yolu, meclis toplantı ve komisyonlara katılabilmek, taraf olmak, söz almak mahallenin ve kentin sözünü iletmek ve karara dönüşmesini zorlamak, izleme ve denetleme yöntemlerinden biridir. Gerek mahalle meclisleri, gerek mahalle bütçe komitelerinin, gerekse Kent Konseylerinin gerek Stratejik Plan gerekse Katılımcı Bütçede aldıkları kararların meclis ve komisyon toplantılarında takibi, izlemesi, denetleme ve hesap sormanın önemli bir adımıdır. Komisyon çalışmalarının, sivil toplum ve meslek odalarının katılımına açık olması, iştirak etmenin ötesinde müzakere esaslı olmalıdır. Ülkemiz demokratik süreci açısından buna engel yok dense de pratikte bu katılım ne isteniyor ne de çaba gösteriliyor. Oysa ki yasal olarak kararlara katılamasalar da müzakere yapılabilmesi kararların kent iradesi doğrultusunda çıkmasını sağlayacaktır. Meclis toplantı salonlarında seçilmiş meclis üyeleri dışında Kent Konseyi Başkanı, İşçi Sendika Temsilcisi ve meclis üyesi olmayan partilere sandalye ayrılması ve meclis toplantılarında söz almaları katılımcılık üzerinden doğrudan demokrasiyi teşvik edici bir yöntem olacaktır.

 

Meclis ve komisyon toplantılarının, bütçenin online izlenmesi, ihale ve satın almaların duyuru ve gerçekleşmesinin online veya dijital iletişimi, şeffaflık ve izlenmenin araçlarından bir diğeridir. Belediye Meclislerince kabul edilen tahmini bütçenin web de görünür olması, gelir ve giderlerin üç aylık ve altı aylık ilan edilmesi saydamlık ve denetleme açısından başka önemli bir kriter olacaktır.

 

Ulaşılabilir Belediye ve Ulaşılabilir Başkan için bütün komşulara açık, istek- öneri ve şikayetlerin kayıt altına alındığı ve en önemlisi bürokrasi yönetimden görece bağımsız, bir anlamda belediye içinde belediye koordinasyon ve denetimi olarak Komşu İletişim Merkezi örgütlenmesi saydamlık ve denetimin diğer bir araçlarındandır. Başvuru, Çağrı Merkezi, Dijital Başvurular, Gezici Ekipler ve benzeri birçok resmi, sivil, mahalli iletişim kanallarının ortak bir data merkezinde toplanması ve bir koordinasyon ile takip edilerek sonlandırılması gerek işleyişin gerekse bürokrasinin etkili denetiminin bir diğer yoludur. Hizmet birimlerinin ve bürokrasinin, iç denetim aracı gibi böylesi bir koordinasyon ile takip edilmesi mahalle ve komşu iletişimi açısından son derece katılımı cesaretlendirici olacaktır.  

Yukarıda sayılan saydamlık unsuru ve denetim araçları yanında hesap verilebilirlik açısından müeyyidesi olan kamuoyu denetimi nasıl  sağlanabilir? İşte burada tarihsel olarak en etkili denetim biçimlerinden biri olarak “geri çağırma” yöntemini ileri sürebiliriz.

 

Geri Çağırma  

Henüz yasalarımızda olmasa da Belediye başkanı ve meclis üyeleri geri çağrılabilir mi? Seçilen başkan, belediye meclis üyesi, milletvekili, devlet başkanı bir dahaki seçim dönemine kadar yapmadıkları veya yaptıklarından nasıl sorumlu olacaktır? 

Atina Demokrasisinden bugüne taşınan bu kent hakkı sorgulaması, günümüzde

Brezilya, Bolivya, Hindistan, Güney Kore gibi ülkelerde ve en son Frankfurt Belediye Başkanının ( 2022 ) görevinin sonlandırılmasında uygulanan oldukça etkili bir denetim mekanizmasıdır. Dört veya beş yıl için seçilen başkan ve meclis üyelerinin, görev süresinin sonu beklenmeksizin hizmet ve projelerinin sorgulanması, vaatlerini unutması, seçilme gerekçelerinin dışına çıkarak istismar veya görevi kötüye kullanması durumunda başvurulan bu yöntem gerçek Demokles’in Kılıcı olarak seçilmişlerin tepesinde en etkili denetim biçimlerinden biridir.

 

Akşam haberlerinde Aksaraylı çiftçi konuşuyor [1]: “oylarımı geri istiyorum!”

Haberin detayı:

Aksaray’ın Yeşiltepe beldesinde yaşayan çiftçi Hamza Oflaz, kendisini ziyaret eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e, “Siz, Ankara'ya gidince AK Partililere söyleyin. Ben, onlara iki dönem oy verdim. Ben, oylarımı geri istiyorum" dedi.


Devamla:

"Bizim neslimiz, babadan bu yana hep sağa oy verdi. İnanın böyle bir dönem, böyle bir devir görmedik. 6 çocuk babasıyım. 15 baş hayvanım vardı, 4 baş hayvanım kaldı. Bir tanesini de bugün satacağım. Sayın Milletvekili, siz, Ankara'ya gidince AK Partililere söyleyin. Ben, onlara iki dönem oy verdim. Ben, oylarımı geri istiyorum. Bir bakan kalkıyor, ‘Gözlerimin içine bak, ışıltısına bak’ diyor. Allah aşkına, bizim gözlerimizin ışıltısına bakan ne görür? Aç adamın gözünün ışıltısı mı olur? Keşke babadan oy vermeseydik."


Yani siyaset bilimince meali: Seçimlerde güvenerek oy verdiğim, beni temsil etmesi için seçtiğim, delege ettiğim vekilimin artık beni vekilim olmasını istemiyorum, vekilimi vekillikten GERİ ÇAĞIRIYORUM.

Çiftçi Hamza net söylüyor: Seçilme yeterliliğini iptal ediyor ve seni geri çağırıyorum.

 

Bu nokta, temsili demokrasinin Aşil topuğunun da ölümsüzlük iksiri ile hem hal olarak doğrudan demokrasiye dönüşünün başlangıcıdır.[2]

 

Aslında Aksaraylı Çiftçi Hamza Oflaz’ın haykırışı devletçe daha önce teorik olarak lafzı edilmiş bir konu.

Türkiye’de 2009 yılında hazırlanan Köy Kanunu Taslağında ve 2014 yılında hazırlanan 10. Kalkınma Planında “geri çağırma” dan bahsedilmişse de [3] uygulama için Çiftçi Hamza ve talep edecek diğer vatandaşların sesinin daha gür çıkması gerekiyor.

 

2009 yılı Köy Kanunu Taslağında “geri çağırma” nasıl yer almıştır:

 

Madde 26-

  1. Köy muhtarı ve meclisin kanunlarla kendilerine verilen görevleri yapmamaları ve bu durumun kamu hizmetlerinde aksamaya yol açması halinde, köyde kayıtlı seçmenlerin en az yarısı, mahallin en büyük mülki idare amirine yazılı başvurarak muhtarın, meclisin veya muhtarla birlikte meclisin geri çağrılmasını isteyebilir.

  2. Yetkili seçim kurulu, mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine otuz gün içinde muhtar veya meclisin geri çağrılıp çağrılmaması yönündeki seçmen iradesini tespit etmek üzere köyde halk oylaması yaptırır ve sonucu mahallin en büyük mülki idare amirine bildirir. Kayıtlı seçmenlerin en az üçte ikisinin geri çağırma yönünde karar vermesi durumunda, valinin bildirimi üzerine bölge idare mahkemesinin kararı ile ilgili organın görevi sona erer.

  3. Geri çağırma, mahalli idareler genel seçimlerinin üzerinden bir yıl geçmedikçe ve genel seçimlere bir yıldan daha az bir zaman kaldığı takdirde istenemez.

  4. Geri çağırma başvurusunun reddedilmesinin üzerinden bir yıl geçmedikçe yeniden geri çağırma başvurusu yapılamaz.

 

Dünyada geri çağırma nasıl uygulanıyor?

Öncelikle seçmenlerin:

  1. Geri çağrılacak kişinin seçildiği seçimlerin üzerinden makul (bir yıl vb.) bir süre geçmiş olması,

  2. İlgili seçim çevresindeki seçmenlerin yüzde 10 /15 /20   gibi önemli bir yüzdesinin talep etmesi,

  3. Yine ilgili seçim çevresindeki seçmenlerin önemli bir bölümünün 2/3, 3/5, ½+1 vb.  oy kullanması sonucunda,

  4. Oy kullananların yarısından bir fazlasının katılacağı çoğunluk kararına göre işletilen bir yöntemdir.

 

Bugün :

Almanya, Polonya, Hollanda, Portekiz, İsviçre, Romanya, Belçika ve İngiltere gibi ülkelerde geri çağırma mekanizması uygulanmaktadır. Bolivya, Ekvator, Kolombiya, Venezuela ve Tayvan ülkelerde geri çağırma seçilen tüm yetkililere karşı yapılabilmektedir. Geri çağırma mekanizması Etiyopya, Kırgızistan, Kiribati, Nijerya, Liberya, Panama, Palau ve Uganda’da sadece milletvekillerine karşı harekete geçirilebilmektedir (Andreu & Jametti & Karakamisheva-Jovanovska, 2019: 8). Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Güney Kore, Hırvatistan, Slovakya, Avusturya, Kanada, Britanya Kolombiyası, Filipinler ve Peru’da yerel düzeyde, demokrasinin güçlendirilmesi ve vatandaşların katılımını sağlamak için uygulanmaktadır. Sadece Parlamento üyelerinin geri çağrıldığı ülkeler Belarus ve İngiltere’dir (Erol, 2018: 60; Jovanovska, 2019: 11). Yasal düzenlemelerle kimlerin geri çağrılabileceği belirlenmektedir. Devlet başkanının geri çağırmaya tabi olduğu tek ülke ise Venezüella’dır.[4]

 

Kabul etmek gerekir ki, gerek merkezi idare gerekse yerel yönetimlerde seçilen Başkan, Belediye Meclis Üyeleri, Milletvekilleri ve hatta Cumhurbaşkanları, siyasal partilerin Genel Başkan, Parti Merkez Karar ve Yürütmeleri ve Parti Meclisleri belirleyiciliğinde biçimlenmekte; ön seçim veya atamalar siyasal parti yapılanmaları içerisinde gerçekleşmekte. Bu ise ister istemez, seçimlerde seçmen iradesine sunulan kişilerin parti elitleri olmasına yol açmakta, seçilenler de bir anlamda seçilmişlerin seçimi olarak gerçekleşmekte. İşte bu çıkmaz sokakta geri çağırma mekanizması vatandaş iradesinin doğrudan demokrasi olarak gerçekleşmesi, başka bir ifade ile aracısız denetim anlamına gelmekte, belki de siyaseti siyasal partilerin hegemonyasından kurtarmanın bir başlangıç adımı görevi görecektir. Bu anlamda  

Geri Çağırma, temsili demokrasinin seçilmiş elitlerinin yabancılaşma virisünün panzehiridir dersek temsili demokrasiyi doğrudan demokrasi ile yaşayan bir ittifaka sokmak mümkün olacaktır.

 

Gönen Orhan

  

[3] Erdoğan, O. (2020), “Geri Çağırma Mekanizması: Uluslararası Örneklerden Türkiye’ye Çıkarımlar”, Sosyoekonomi, Vol. 28(45), 353-371.

[4] Erdoğan, O. (2020), “Geri Çağırma Mekanizması: Uluslararası Örneklerden Türkiye’ye Çıkarımlar”, Sosyoekonomi, Vol. 28(45), 353-371.

81 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yeniden TOPLUMCU DEMOKRATİK BELEDİYECİLİK – 1

Yerel Yönetimlerde paradigma değişikliği üzerine: Yeniden TOPLUMCU DEMOKRATİK BELEDİYECİLİK yaklaşımı – 1 KENT HAKKI VE KATILIM Yerel...

Mahalle Düzeyinde Yerel Yönetim Yapılanma Önerisi-3

Çadır / Konteyner Kentler Nasıl İdare Edilmeli? veya Yerelin Yerinden Yönetimi! veya Yerel Yönetim Reformuna Başlangıç Yazının başlığının...

Comments


bottom of page